Rumelisiad ÖMER KUMOVA Röportajı

1). Ömer Kumova İnşaat Bursa’da kaliteli inşaat denilince ilk akla gelen şirketlerden biri. Bursa’da bu algıyı nasıl sağladınız?

Yaptığımız işler, karakterimizi yansıtır; kişilere, topluluklara değerlerimizle, ilkelerimizle, kısacası kim olduğumuzla ilgili önemli bir mesaj aktarır. Bunun farkında olarak kendimize bir bakış açısı belirledik. Her gün üstüne koyarak, her projeye farklı güzellikleri sığdırarak, ufak ufak birçok misyonu başarıyla yerine getirerek büyük bir vizyona ulaştık ve böylece insanların zihinlerine adımızı kazırken, yüreklerine de güven tohumları ekmiş olduk.

 

2). Şu zamana kadar özellikli projelerinizle her zaman takip edilen hatta merak edilen projelere imza attınız. Hali hazırdaki projeleriniz neler?

İşimizin doğası gereği birçok projeyi eş zamanlı olarak düşünüyor, planlıyor ve yerine geriyoruz. Fakat şu an bir tanesi çok özel, MODA BADEMLİ. Bademli’nin bugüne kadar ki en büyük projesi olacak. Alan büyüklüğü ve arazi koşulları düşünüldüğünde bir muadilinin inşası pek mümkün görünmeyen bu proje için büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Öncelikle inşaat alanındaki tüm ağaçların özenle transferini sağladık; böylece her ev sahibi, aynı zamanda bir ağaç sahibi de olacak. Proje villa ve apartman yapılarını bir arada bulunduruyor. Tiyatrodan, spor alanlarına, yürüyüş ve koşu parkurlarına geniş sosyal etkinleri bünyesinde barındıracak. Şehre yakınlığı, temiz havası ve değerli komşulukları ile bir moda yaratacak: Bademli’nin kalbinde asla eskimeyecek bir moda.

 

3). Bu projeleri özel ve farklı kılan nedir?

Kalite, güven, yapı malzemesi, işçilik vb. birçok cevap verebilirim. Fakat Ömer Kumova projelerini asıl farklı kılan özelliği, tasarımları ile şehirlere kattıkları değerde gizlidir. Her biri bulundukları kent için farklı bir alametifarikadır. Biz yarattığımız bu olguyu iletişim mecralarımıza da taşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki sadece kendimizi değil şehirleri de tanıtıyoruz. Örneğin Moda Bademli projesi için “Bu şehrin bir Modası var,” mottosu ile hareket ediyoruz. Zaten deniz esintisi, temiz hava ve şehrin sosyal imkanları bir araya gelmişken sadece bireyler için bir yaşam alanı yaratmakla yetinemeyiz, turistik ve kültürel bir değer sunmalıyız.

 

4). Ömer Kumova İnşaat’ın kısa ve uzun vadede planları neler?

Giderek betonlaşan bir dünyada yaşıyoruz. Fakat doğayla savaşarak yalnızca kaybedebiliriz. Tasarım, yapı malzemesi ve alan seçimleri ile tüm ekosisteme fayda sağlayacak projeler tüm insanlığın ihtiyacı durumunda. Biz bunun bilincindeki bir marka olarak, bu bakış açısının ürünü daha çok proje yaratıp başarımızla ses getirmek istiyoruz. Böylece bir emsal oluşturacak, fayda üreten firma sayısının artışına katkı sağlayacağız.

5). Karşımızda bir inşaat mühendisi varken kentsel dönüşümle ilgili fikirlerinizi sormamak olmaz. Şu zamana kadar ne yanlış yapıldı ya da sizce doğrusu nedir?

Günü değerlendirirken geçmişi çok iyi şekilde gözden geçirmek gerekiyor. Çünkü bugünü, dünü ya da sadece 5 yıllık bir dönemi değerlendirirsek asıl görmemiz gereken problemleri gözden kaçırabiliriz. Ne demek istiyorum derseniz, Osmanlı İmparatorluğu eşsiz mimari yapılar ortaya koymuştur ama direkt olarak bir şehir planlamasından ya da Anadolu coğrafyasına yapılan büyük yatırımlardan söz etmek pek mümkün değildir. Hepimiz Mimar Sinan’ı biliriz ama ikinci bir isim söyleyemeyiz. Bu öyle ya da böyle geçmişten günümüze uzanan bir eksiklik. Bu yüzden cumhuriyet ile beraber ortaya çıkan şehirleşme süreçleri de doğal olarak yavaş ilerliyor. Çünkü önce öğreniyor, sonra uygulama için adımlar atıyor ve ancak sonra inşa edebilir hale geliyoruz. 50’li yıllar ile beraber hızlanma adına yurt dışından, özellikle Amerika’dan yardım alıyoruz. Fakat Amerika çok geniş alana yayılmış farklı bir coğrafya. Oradaki planlar burada sıkıntı yaratıyor; ayrıca yerelde de inşa için teori tam oturmadan pratik uygulamalar ortaya çıkmaya başlıyor. Bir anda göçlerin de etkileriyle çarpık kentlere sahip oluyoruz. Kerpiç ve ahşabın narin ama güçsüz görüntüsünün yerini, betonun soğuk ama sağlam yapısı alıyor. Yani kısacası kentleşme uzun süreli bir iş. Geçmişten bugüne kalan birçok hata var, düzeltilmesinin yolu ise bugünden geleceğe hatasız ve doğru işler bırakmak. Başka bir çözümümüz yok; bizler bunun için çalışıyoruz.

 

6). Bursa inşaat sektörü açısından hangi noktada?

Dünya neredeyse biz de oradayız. İhtiyaçlar doğrultusunda tüketiciyi, şehrimizi birinci sınıf yapılar ile bir araya getiriyoruz. Dünyanın önde gelen kentlerinden farkımız ise onlar dönüşümlerini ve kent karakterlerini oluşturmayı uzun zaman önce tamamladılar. Bizim için süreç devam ediyor. Bu da mesleğimizi heyecanlı farklı bir özellik.

 

7). Rumelisiad’ın başkan vekilisiniz, derneğin tüm çalışmalarında da çok aktif biçimde görev alıyorsunuz. Derneğin gelecek dönem hedefleriyle ilgili duruşunuzdan bahseder misiniz?

Rumeli göçmenleri, bu ülkenin aydınlık yüzlerini oluşturan bireyler. Geçiş topraklarının çok kültürlülüğü ve çalışkanlığı onlarla beraber tüm ülke coğrafyasına yayılmış durumda. Bizim öncelikli hedefimiz bu yapımızı, yeniliklere açık ve çalışkan doğamızı muhafaza etmek. Bu bilinç ile projeler üreterek hem iç kültürümüzü koruma hem de ülkeye faydalar sağlama arzusundayız.

 

8). İş hayatı, sosyal hayat, dernek çalışmaları derken çok ciddi bir tempodan bahsediyoruz. Tüm bu yoğunluğun içinde nefes almak istediğinizde tercihiniz hangi yönde oluyor?

En büyük desteğim aileme sığınıyorum. Onlarla geçen zaman tüm sıkıntıların bir anda zihnimi ve bedenimi terk etmesini sağlıyor. Yenileniyor, keyifleniyor, çalışmak daha çok çalışmak için şevk  buluyorum.

 

01 Eylül 2015